Tel : 0 535 552 4557

psikolog21@gmail.com

Çalışma Saatleri : 09:00-18:00

Makaleler

18.07.2018

Ekleyen :Sadık SUN

 
Dinin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Dini Gerekliliklerin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi

İnsanın hem bedenen hem de ruhen yaratılmış olduğu düşünüldüğünde bireyin dünyevi hayatını sağlıklı ve huzurlu olarak sürdürebilmesi adına beden ve ruh arasındaki hassas dengeyi sürdürülebilir şekilde muhafaza etmesi gerekliliğinin ne kadar da önemli olduğu anlaşılabilmektedir. Bedenin ayakta tutulması adına her gün ritüelleşmiş ve yapmak zorunda olduğumuz eylemlerimiz için gösterdiğimiz çabanın yüzde kaçını ruhumuz’uayakta tutmak adına göstermekteyiz. Bedenin ihtiyaçlarının doyurulmaması ile kısa sürede yaşadığımız sıkıntılara nazaran halet-i ruh’iyemiz’in doyurulmaması ile ilişkili olarak çekilen sancılar zamanla ortaya çıkmaktadır. Malesef ruh dünyamız yoğun bakıma alındıktan sonra durumun vahametini görüp kendisini kurtarmaya dönük yaptığımız geç kalınmış müdahaleler kimi zaman beyhude bir çabayla bile sonuçlanabilmektedir.

Din insanın duygu, düşünce, irade, vicdan ve davranış gibi bütün kabiliyet ve eğilimlerine hitap eden ve onun hayatını şekillendiren bir müessesedir(Topçu, 1997). Din, insanları derinden etkileyen ve onun hayatına yön veren bir olgu(Aydın, 1994), insanların tutum ve davranışlarını, insanların birbirleriyle olan ilişkilerini ve toplumsal hayatı düzenleyen bir kurumdur(İnam, 1996).

Din ve Psikoloji

Günümüzde her ne kadar birbirine zıt iki alan gibi görülen psikoloji ve din’in ortak paydada buluştuğu nokta insan mutluluğudur. Pastoral psikoloji ve Transpersonel/Ben Ötesi psikoloji gibi akımlar iki alanı ortak noktada buluşturma gayesi gütmektedirler.  İçinde bulunduğumuz dünyada aynı ya da farklı dinden beslenen inançlara konu olan objenin varlığı, her insan için güveni, iç huzuru ve tatmini sağladığı birçok araştırma tarafından kanıtlanmıştır. Fakat kişi Allah’a olan inanç ve tutumuna kendine göre bir tarz belirlemiş ve hayatını buna göre yönlendirmiştir(pargament,2005:5). Ama bütün dinlerin ortak amacı insanın içinde bulunduğu imkân ve potansiyellerinin farkında olması ve bu gücünü mutlu bir yaşam sürdürebilmek için kullanabilmesidir(Köse ve Ayten, 2012:108).  Bu sebeple psikoloji biliminin kendini dinden bağımsız bir yere koymak yerine din’inrehabilite edici ve destekleyici kısımlarını kendi içinde yoğurmasıyla daha geniş bir kitleye hitap edebileceğini kestirmek güç değildir. Mutlak bir Allah inancına sahip olan bireylerin yaşam doyumlarının yüksek seviyede olduğu(Balcı, 2011:145), kişinin Allah’ın kendisini koruduğu düşüncesinin kişinin kendisini rahatlattığı(Korkmaz, 2012:97), değer ve inancın, insanın amaçsızlık duygusundan sıyrılmasına vesile olup hayata dönük daha sağlam adımlar atmasına, kendisiyle tutarlı ve barışık bir hayat sürdürmesine yönelik kişiyi motive ettiği(Ayten, 2010), kişinin yaşamın acı ve sıkıntılarla dolu gerçeğiyle yüzleşmesini ve bu süreçte nasıl yaşaması gerektiği konusunda destekleyici olduğu bulunmuştur(Kula, 2006:92). Din ve yaşlılık ruh sağlığı ile ilgili yapılan çalışmalarda; yaşlılığın insan hayatının ölümüne yakın bir dönemine denk gelmesi ve bu dönemdeki kimi destek arayışlarına ihtiyaç duyulması, camiye katılım istikrarlılığı, bireysel ibadetler,ritüel vezamanı kullanma gibi konular bakımından din-yaşlılık ilişkisi, din araştırmalarında farklı bir çalışma alanı olagelmiştir. Yaşlılık, ölüm/yok oluş duygusuna yönelik telafi mekanizmalarının çokça kullanıldığı ve boş zamanın çok olduğu bir dönemi de ifade etmektedir(Arslan, 2009: 204). Din’in yaşlı bireyleri nasıl etkilediği ile ilgili hem yurt içi hem yurt dışında yapılan çalışmalarda  orta yaş kabul edilen gruba ve gençlere nazaran dinin bilgi, ibadet, inanç, duygu vetecrübe boyutlarında daha fazla katılım sergiledikleri anlaşılmıştır. Yanı sıra yapılanaraştırmalarda yaşlılıkla beraber bireylerin mutluluk, yaşam doyumu ve hayattanzevk alma düzeyleri azalırken; ölüm kaygısı, dindarlık ve maneviyat arayışıdüzeylerinde artış görülmektedir (Çapcıoğlu ve Bilgin, 2015). Yaşlı bireylerin yanı sıra bedensel engelli bireylerin, yaşamış oldukları güçlükleri aşmada dini başa çıkma yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır(Kula, 2005).

 Kaynakça

Arslan, M. (2009). Geleneksellik ve yaşlı dindarlığı: Taşrada sosyal hizmet alamayan

yaşlıların dindarlık durumları üzerine uygulamalı bir inceleme. V. Ulusal YaşlılıkKongresi: Sivas. 

Ayten, A.(2010).Tanrı’ya sığınmak- dini başa çıkma üzerine psiko-sosyal bir araştırma. İz

Yayıncılık: İstanbul. 

Aydın, M. (1994).Din Felsefesi.İzmir.

Çapcıoğlu, İ. ve Bilgin, Ö. (2015).Yaşlılara yönelik sosyal hizmet uygulamaları

bağlamında yaşlılık-din ilişkisinin tarihsel gelişimi ve ülkemizdeki durumu

üzerine. Ekev Akademi Dergisi, 47.

Dirik, G. ve Günay, E. (2013). Dindarlık, kontrol odağı ve psikolojik sıkıntılar.Civilacademy.

Korkmaz, E. N. (2012). Tanrı’ya bağlanma ve psikolojik iyi olma, Toplum Bilimleri Dergisi, 6,95-112.  

Kula, N. (2006). İstenmedik ve beklenmedik olaylarla karşılaşan bireylere yönelik moral ve

manevî desteğin önemi, (deprem ve bedensel engellilik örneği).Din Bilimleri AkademiAraştırma Dergisi, 2, 73-94. 

Köse, A.,& Ayten, A. (2012). Din Psikolojisi. Timaş Yayınları: İstanbul.

Kula, N. (2005). Bedensel Engellilik ve Dini Başa Çıkma. Dem: İstanbul.

Pargament, K. I. (2005). Acı ve tatlı: dindarlığın bedelleri ve faydaları üzerine bir

Değerlendirme. (çev. A.U. Mehmedoğlu).ÇÜİFD, 279-313.

Topçu, N. (1997). Türkiye'nin Maarif Davası.İstanbul, 158-164.